ARKADAŞ… DOST… SEVGİLİ…

13/12/2008 · Kategori: edebiyat

İki insan arasındaki yakınlığı ifade eden üç sözcük bunlar..
ARKADAŞ… DOST… SEVGİLİ…
Seninki si hangisi?
Çoğu zaman karıştırılır.. Hatta çoğu zaman bilerek karıştırılır..
"Yok canım sadece arkadaşız.." Konumuz başkalarını aldatmak için söylenen bu laf değil.. Konumuz kendi kendimizi aldatıp aldatmadığımız..
Birisini severiz.. Gerçekten severiz.. Ama nasıl severiz, niye severiz?.. Dostumuz mu, arkadaşımız mı, sevgilimiz mi?..
Çoğu zaman kendimiz bile yanıt veremeyiz bu soruya..
Oysa hiç şaşmaz bir ölçü var..
ZAMAN!…
Ona nasıl zaman ayırıyorsun.. Bak…
Yapacak bir şey bulamadın… Vaktin bomboş.. Telefon defterine bakıp birini arıyorsan, bilki o ARKADAŞ'tır..

Sevgi


Kendini yalnız, çaresiz hissediyorsun.. Sıkıntıdasın.. Başın dertte.. Maddi veya manevi bir desteğe ihtiyacın var.. Her neyse.. Özeti başını yaslayacak bir omuz arıyorsun.. O zaman ararsan.. Onun adı, DOST'tur..
İki elin kanda.. Vaktin hem de nasıl dolu.. İşler, toplantılar, randevular, seyahatler, okul, berber, kuaför, terziler, daha aklına ne gelirse.. Kendine ayıracak zamanın yok.. İmkansız.. Bir saniye bile bulman mümkün değil..
Eğer birisi için imkansızı aşıyorsan, eğer birisi için olmayan zamanı yaratıyor ve ona koşuyorsan… O en güzelidir, O SEVGİLİ'dir..
İnsanları ne kadar seviyoruz.. Onlara ne kadar değer veriyoruz..
Bunun bir tek şaşmaz ölçeği var… Günlük hayatımızdaki önceliklerdeki yeri? Şimdi bir de herkesin günlük yaşantısında her zaman rastlanan başka örneklere bakalım..
"Sevgilim, sana tapıyorum. Bugün buluşmayı çok isterdim ama, berberden randevu almıştım…"
"Alo Bu gece seninle buluşacaktık ya.. Bir kız arkadaşım sevgilisi ile bozuşmuş.. Onu teselli etmem gerek. Beni affet!"
"Hayatım, sen bir tanesin. Ama yarın buluşamayız.. Galatasaray'ın maçı var.."
Listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. Şimdi, bir düşün.. Hem sana ileri sürülen özürlere.. Hem senin ileri sürdüklerine..
Kimi, neleri tercih ediyorsun, kimlere… Ve sen nelere tercih ediliyorsun?
Eğer, senin için berberden, maçtan, seni davet eden ya da sana gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsan, sakın onun seni sevdiğini falan düşünmeye kalkma…
İnsanlar bazen kendilerini de kandırır, sevdiklerini de… Ya da şüpheye düşerler; "Ona karşı duygularım, çok karışık.. Seviyor muyum acaba" diye..
Sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, TERCİHTİR, ÖNCELİKTİR…
"Hadi sinemaya gidelim" dediğinde, arkadaşın "tabii, harika" demeden önce "Ne film oynuyor" diyorsa, hele hele, ardından "Ben o filmi sevmem" deyip, buluşma teklifini reddediyorsa mesela, bil ki asıl sevdiği sinemadır… Sen değilsin.. Sen, ancak onun ilgisini çekecek bir film ve boş bir zamanını bulabilirsin, onunla buluşabilirsin… Bunun adı da sevgi olamaz tabii.
Sevgide önemli olan bir arada olmaktır.
Sinema bahanedir, sadece…
Düşün bakalım, sevdiğini sandığın insanların, hayatındaki öncelik sırası nedir?
En tepede mi?.. O zaman gerçekten seviyorsun demektir. Ya da şöyle..
Hayatındaki en büyük önceliği daima sana veriyorsa, hiç şüphen olmasın, en çok seni o seviyor. Onun için en değerli varlık sensin…
Bu Öncelik testi;
Hem karmaşık duygularını çözmenin, hem de karşındakinin duygularını kesinlikle belirlemenin en şaşmaz yoludur…
Çünkü en çok sevilen, en önce gelir…
"Benim her şeyimsin" kolay laftır, herkes söyleyebilir.
Eğer seni her şeye tercih ediyorsa, ancak o zaman, her şeyisin demektir.
Birisiyle ilgili duygularından ya da onun duygularından şüphe duyduğun anda, derhal bir "Öncelik" testini yap, her günkü yaşantından örnekleri hatırlayarak..
Şaşmaz gerçek hemen ortaya çıkacaktır.
Unutma Sevgi; FEDAKARLIK, ÖNCELİK, TERCİHTİR…..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

1 yorum yazılmıştır

Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-12-13 02:15:46
Konu: ben

ben dostluğu seçerim sonra sevgili fedakarlık demişken daha bir harfi bile yazdırmamayı başaramadık:)

« Önceki | Sonraki »