ELMA VE ŞARAP

23/10/2008 · Kategori: edebiyat

Kadınlar ağaçtaki elma gibidir.
En iyileri en üst dallarda bulunur.
Erkeklerin çoğu düşüp incinmekten korktukları için üst dallara uzanmak istemezler.
Onun yerine yere düşmüş çürükleri toplarlar çünkü onları elde etmek daha kolaydır.
Yukarıdaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu ve sorarlar kendilerine 'Nerede hata yapıyorum' diye.
Aslında gerçekten hatasız ve muhteşemlerdir. bazen yukarda ve tam kıvamında olduklarından kuşa kurda yem olurlar.
Sadece doğru erkeğin ortaya çıkıp cesaretini ve yüreğini toparlayıp o üst dallara ulaşmasıdır bütün olay.
Erkekler ise ...
iyi birer şarap gibidir.
Koruk olarak başlarlar, mayhoş ve tatsız...
Kadınlar tarafından canları çıkana kadar çiğnendikten sonra ancak bir yemeğin yanında gidecek kadar tatlanırlar

Erkek dedigin yakışıklı olacak ne dersiniz?

23/10/2008 · Kategori: edebiyat

Aşağıda ki yazıya benle hem fikir olanlarınız var mı?
Olanlar parmak kaldırsın bakayım:))))


Şöyle karşıdan yürüyüp gelirken
endamına hayran kalacaksın, ruhun rüzgarına kayacak. Omuzların, bacakların,
düz karnın o sert hatlı çene kemiğinin, hokka gibi burnun seyrine
doyamayacaksın. Bakımlı olacak erkek dediğin. Saçları temiz, çorapları
temiz, kıyafetleri düzgün olacak. Bu kalıbın içinde tam bir beyefendi
barındıracak. Kaşı, gözü güzel olacak, dişleri temiz ve beyaz; ama bunlardan
önce özü sözü dogru, sözün eri bir delikanlı olacak.

Eline kağıt kalem alsa delikanlılığın kitabını yazacak. Komple olacak
yakışıklılığı.Korkmayacaksın gecenin bir vakti uyanıp da yanında gördügünde onu.
Yakışıklı olacak ama aklını sende tutacak kadar da akıllı… Seni elinin
tersiyle degil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim,
baskası tutamaz elimi böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini
didiklemeyecek.
İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiginde kendisine
hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz
sözler sarf etmeyecek. Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini
tepesine cıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese
emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin
altında olacakmışsın triplerine girmeyecek.
Sen ona sevgini gösterdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi
havalara girmeyecek. Erkek dediğin ilgi gördügünde ilgiyle, sevgi
gordugunde sevgiyle karsilik verecek.
Erkek dediğin, sen onun icin kendine baktığında, sırf ona daha guzel
görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir sey olmamış gibi davranmayacak.
Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak, kimi gün habersizce kucağında
çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.
"Kazma" olmayacak senin bütün zerafetine karşı
Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın
karşılığında küçük bir tatlı soz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu
edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormusş
gibi cimrilikle yapmayacak. Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek.
Her sey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının
istemesine bağlamayacak her şeyi.
Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak.
Cesur olacak cesur.
Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek,
kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.
Erkek dediğin aşkına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin.
Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse
demeyecek. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba
şefkatiyle seni alnından öptügünde bileceksin ki sevgisi geçiçi ve
zayıf değil. Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından, bileceksin ki öpüşün tek
sebebi şehvet değil.
Erkek dediğin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir. Seviyorum diyorsa aldatmaz
erkek dediğin. Aldatıyorsa sevmiyor demektir.
Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekiçi olacak ama bundan çok daha öte bir
sey… Zeki olacak. Kadının küçük yalanlara, bahanelere
inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını
küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını
bilecek, o hamura kendisi katmasını da.
Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak. Namussuzluğunu,
ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak. Yan gözle
hatun kesmeyecek, üstüne sevgili edinmeyecek.
Erkek dediğin önce kendini sevecek. Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez.
Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa…
Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp
sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir
kiymet bilmeyi, vefakarlığı, fedakarlığı…
Erkek dediğin seni koruyacak, kuşatacak. O nerede olursa olsun seni
koruyacağını bileceksin. Pısırık olmayacak erkek dediğin.

Erkek dedigğn erkek olacak güzelim. Seni sadece sen olduğun için sevecek.
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek. Hem
sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun
olacak, huzurla bagrına basacaksın. Bileceksin ki ! evde o erkeği beklemenin
zevkini, huzurunu başka hiçbir sey yaşatamaz sana.

YAŞAMAK, SEVMEK ve ÖĞRENMEK

26/8/2008 · Kategori: edebiyat



Aşıklar sadece daha iyiyi umut etmeyi değil,
onu yapmak için çaba göstermeyi de öğrenirler.
Aşkı sıradan şeylerin tutsağı yapmak, onun tutkusunu almak
ve onu sonsuza kadar yitirmek demektir.

Gerçek sevgi, kimin daha kârlı çıkacağını düşünmeden
bir insana vermeyi düşünmektir.

Engellere üzerinden aşılacak fırsatlar olarak bakarsak
sadece çözüm bulmakla kalmayız,
kendimizin genel sorun çözme yeteneklerimizi de artırırız.

Sevgi yetişmek için en verimli toprağı sunar bize.
Sevgi, eski yaraları açmak değildir, onları kapatmaktır.
Ayağa kalkıp yaşamaya devam etmek demektir.

Kalp; tutkularımızın yaşadığı yerdir.
Çok narindir, kolayca kırılır ama inanılmaz derecede esnektir.
Kalbi aldatmaya çalışmanın anlamı yoktur.
Onun yaşaması bizim dürüstlüğümüze bağlıdır.

Yaşam; sevgiyle de korkuyla da yürütülse her zaman
bir serüvendir. Korku; yaşamın sınırlandırılmasıdır, hayırdır.
Sevgi; yaşamın özgürlüğe kavuşturulmasıdır. "Evet" deyin.

Derdin ne kadar oturmuş, görünüşün ne kadar umutsuz,
yanlışın ne kadar büyük olduğu hiç fark etmez.
Sevgiyi yeteri derecede anlamak hepsini yok edecektir.

Olgun insan, pek çok yol, pek çok çözüm ve
pek çok sonuç olduğunu bilir. Sevgi kusursuzlukta ısrar etmez.
Ama kim olduğumuz ve nasıl davrandığımız arasındaki
önemli ilişkiyi fark etmemizi gerektirir.

Ne kadar akıllı ya da duyarlı olursa olsun
herkesin yanlışlık yaptığını ve herhalde de yapmaya
devam edeceğini görüp bilmek rahatlatıcı bir şeydir.
O yüzden; neden kusurlarımızı kabul edip,
insan soyuna katılmıyor ve rahatınıza bakmıyorsunuz?

Kendilerine inananlar ve yaşadıkları an'a güvenenler
yaşamı en keyifli bulanlardır. Bunlar, geçmişin pişmanlıklar değil,
anıları depolayacak bir yer olduğunu, geleceğin korku değil,
umutla dolu olması gerektiğini öğrenmişlerdir.
Ve bizim sadece günümüze ihtiyacımız vardır.

Sevmekle geçen bir yaşam; asla sıkısı olmayacaktır.

“SENİ SEVİYORUM" demekten asla bıkmayın ve sakınmayın.

Sadece kalp için hasat zamanı yoktur.
Sevgi tohumu sonsuza dek yeniden ekilmelidir.


Leo Buscaglia

ÇOCUK NE YAŞIYORSA ONU ÖĞRENİR

26/8/2008 · Kategori: edebiyat



Eğer, bir çocuk sürekli eleştirilmişse;
Kınamayı ve ayıplamayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk kin ortamında büyümüşse;
Kavga etmeyi öğrenir.

Eğer, bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa;
Sıkılıp, utanmayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse;
Kendini suçlamayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse;
Sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse;
Kendine güven duymayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse;
Takdir etmeyi öğrenir.

Eğer, bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse;
Adil olmayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse;
İnançlı olmayı öğrenir.

Eğer, bir çocuk kabul ve onay görmüşse;
Kendini sevmeyi öğrenir.

Eğer, bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse;
Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.


Dorothy Law Nolte
Çeviri: Doğan Cüceloğlu

 

DOSTLARI OLMALI İNSANIN

26/8/2008 · Kategori: edebiyat


Dostları olmalı insanın,
aynen gemilerin limanları gibi.
Zaman zaman uğradığın, yükünü boşalttığın,
dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda.

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini,
yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla,
halatlarını çözmeli,
seni çok ama çok özlemeli.

Dostları olmalı insanın;
ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen.
Düşünmediklerini düşündüren,
seni bir cambaz ipinde, güvende tutabilen,
gerektiğinde senin için ateşi yutabilen,
yolunu ışıtan ustan olmalı.
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini.
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
üzerindeki tek gömleğini
...


Oğuzkan Bölükbaşı

« Önceki | Sonraki »